TÜDAV’dan Ege Denizi'nde Türkiye-Yunanistan iş birliği önerisi
TÜDAV’dan Ege Denizi'nde Türkiye-Yunanistan iş birliği önerisi
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizi’nin korunması için işbirliği yapması gerektiğini belirten açıklama yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 16.05.2024 13:03
Haber Güncellenme Tarihi: 16.05.2024 13:03
Kaynak:
İGF Haber
ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’ı son ziyareti sırasında Miçotakis arasında imzalanan Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi sonucunda iki taraf da dostane ilişkileri ve barış içinde bir arada yaşama konusunda kararlı olunduğunu beyan etmişti.
Ancak her iki taraf da iki ülke arasındaki tartışmalı konuların kısa sürede çözülmesini beklemenin mümkün olmadığı mesajını da vermişti. Son olarak Yunanistan, Atina'da 16-17 Nisan'da 9'uncusu gerçekleştirilen Okyanusumuz Konferansı (OOC) kapsamında biyolojik çeşitliliği ve deniz ekolojisini korumak amacıyla biri İyon Denizi’nde, diğeri de Adalar Denizi’nde olmak üzere 2 deniz parkı ilan edeceğini açıklamıştı.
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), konuyla ilgili Küresel Gazeteciler Konseyi Yaygın Medya Meclis Başkan Yardımcısı Dr. Esra Karahindiba’ya yapmış olduğu açıklamada Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizi’nin korunması için işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
Ege Denizi’nde önerilen dört koruma veya deniz parkı alanının öncelikle korunması için işbirliği gerektiğini belirten TÜDAV bilim insanları, Ege Denizi’nin son zamanlarda başta kirlenme, aşırı avcılık, yabancı türler ve iklim değişikliği gibi etkenler nedeniyle biyoçeşitliliği tehdit altında olan bir deniz olduğunu vurgulayarak bu denize karşılıklı olarak kıyısı olan iki ülke Türkiye ve Yunanistan’ın işbirliği yapması gerektiğini düşünüyor.
1988’de başlayan ikili işbirliği çalışmaları çerçevesinde, 2000 yılında iki ülke çevre sorunları konusunda işbirliği anlaşması imzaladığını hatırlatan TÜDAV, Ege Denizi’nde dört adet deniz koruma alanı önerisinde bulunuyor ve bu alanların ilanı için işbirliği ve bu konuda ortak bir çalışma grubunun kurulmasını öneriyor.
DENİZ KORUMA ALANI VEYA DENİZ PARKI İLAN EDİLMESİ ÖNERİLEN ALANLAR
İki ülkenin de taraf olduğu Barselona Sözleşmenin Akdeniz’de Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe İlişkin Protokolüne göre iki kıyıdaş ülkeden biri koruma alanı ilanı etmeden tarafların iş birliği çağrısı yapması gerektiğini belirten TÜDAV, iki ülkenin işbirliği yapmak için hukuki temellerinin de hazır bulunduğuna dikkat çekiyor.
TÜDAV Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Ege açık Denizi’nde deniz koruma konusunda samimi işbirliği yapmaları iki ulusun da faydasına olacaktır. Böylelikle 2030 yılına kadar kıyı ve denizlerin %30 oranında korunması sağlanabilir. Türkiye 2013 yılında Kıbrıs adasından daha büyük bir alanı, Finike Denizaltı Dağları bölgesini koruma alanı ilan etmiştir. Bu alan Doğu Akdeniz’de tek açık deniz koruma bölgesidir ve 40 kadar denizel türün korunması için çaba sarf edilmektedir. Aynı şey, Ege Denizi’nde ortak olarak yapılabilir.” diye konuştu. Öztürk, Ege Denizi’nin tek bir ülkeye ait olmadığının altını çizerek ortak akıl biyolojik çeşitlilik ve canlı kaynakların korunması için işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TÜDAV’dan Ege Denizi'nde Türkiye-Yunanistan iş birliği önerisi
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizi’nin korunması için işbirliği yapması gerektiğini belirten açıklama yaptı.
ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’ı son ziyareti sırasında Miçotakis arasında imzalanan Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi sonucunda iki taraf da dostane ilişkileri ve barış içinde bir arada yaşama konusunda kararlı olunduğunu beyan etmişti.
Ancak her iki taraf da iki ülke arasındaki tartışmalı konuların kısa sürede çözülmesini beklemenin mümkün olmadığı mesajını da vermişti. Son olarak Yunanistan, Atina'da 16-17 Nisan'da 9'uncusu gerçekleştirilen Okyanusumuz Konferansı (OOC) kapsamında biyolojik çeşitliliği ve deniz ekolojisini korumak amacıyla biri İyon Denizi’nde, diğeri de Adalar Denizi’nde olmak üzere 2 deniz parkı ilan edeceğini açıklamıştı.
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), konuyla ilgili Küresel Gazeteciler Konseyi Yaygın Medya Meclis Başkan Yardımcısı Dr. Esra Karahindiba’ya yapmış olduğu açıklamada Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizi’nin korunması için işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
Ege Denizi’nde önerilen dört koruma veya deniz parkı alanının öncelikle korunması için işbirliği gerektiğini belirten TÜDAV bilim insanları, Ege Denizi’nin son zamanlarda başta kirlenme, aşırı avcılık, yabancı türler ve iklim değişikliği gibi etkenler nedeniyle biyoçeşitliliği tehdit altında olan bir deniz olduğunu vurgulayarak bu denize karşılıklı olarak kıyısı olan iki ülke Türkiye ve Yunanistan’ın işbirliği yapması gerektiğini düşünüyor.
1988’de başlayan ikili işbirliği çalışmaları çerçevesinde, 2000 yılında iki ülke çevre sorunları konusunda işbirliği anlaşması imzaladığını hatırlatan TÜDAV, Ege Denizi’nde dört adet deniz koruma alanı önerisinde bulunuyor ve bu alanların ilanı için işbirliği ve bu konuda ortak bir çalışma grubunun kurulmasını öneriyor.
DENİZ KORUMA ALANI VEYA DENİZ PARKI İLAN EDİLMESİ ÖNERİLEN ALANLAR
İki ülkenin de taraf olduğu Barselona Sözleşmenin Akdeniz’de Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe İlişkin Protokolüne göre iki kıyıdaş ülkeden biri koruma alanı ilanı etmeden tarafların iş birliği çağrısı yapması gerektiğini belirten TÜDAV, iki ülkenin işbirliği yapmak için hukuki temellerinin de hazır bulunduğuna dikkat çekiyor.
TÜDAV Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Ege açık Denizi’nde deniz koruma konusunda samimi işbirliği yapmaları iki ulusun da faydasına olacaktır. Böylelikle 2030 yılına kadar kıyı ve denizlerin %30 oranında korunması sağlanabilir. Türkiye 2013 yılında Kıbrıs adasından daha büyük bir alanı, Finike Denizaltı Dağları bölgesini koruma alanı ilan etmiştir. Bu alan Doğu Akdeniz’de tek açık deniz koruma bölgesidir ve 40 kadar denizel türün korunması için çaba sarf edilmektedir. Aynı şey, Ege Denizi’nde ortak olarak yapılabilir.” diye konuştu. Öztürk, Ege Denizi’nin tek bir ülkeye ait olmadığının altını çizerek ortak akıl biyolojik çeşitlilik ve canlı kaynakların korunması için işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.
Kaynak: İGF Haber
Son Haberler
Adıyaman'da zincirleme kaza: 3 yaralı
Bursa Yıldırım'da kaçakla mücadele sürüyor
Manisa Büyükşehir'den çiftçilere tohum desteği
Senegal Cumhurbaşkanı Ankara'da
Bursa'da klasik esintiler Osmangazi’de yankılandı
İnönü Caddesinde büyük değişim yaşanacak
Bursa İnegöl'de geri dönüşümün geri dönüşümü muhteşem
CHP İpsala İlçe Yönetiminden belediye düğün salonu yapımına ilişkin açıklama
Boyun ağrısı migreni tetikleyebilir!
Keşanspor öne geçtiği maçtan 2-1 mağlup ayrıldı
Onur Özkan, dün toprağa verildi
Türkiye'nin turizm gelirlerinde artış sürüyor
Geçmişten Geleceğe Cumhuriyetin Renkleri sergisi
Konya'nın tarihi hafızası yeniden canlanacak
Başkan Büyükkılıç ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kayserililere selam