Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, sonbaharda artan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı; el hijyeni, ortam havalandırması, sağlıklı beslenme, uyku, düzenli aşı takvimi ve hasta çocukların evde dinlendirilmesi gibi 6 temel önlemin önemini vurguladı.
İSTANBUL (İGFA) - Sonbaharla birlikte sadece havalar değil, çocukların günlük yaşamı da değişiyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin artması ile ortak kullanılan alanlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, bu dönemde çocuklarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi yakınmaları daha sık görüldüğüne dikkati çekerk, "Influenza, RSV ve diğer solunum yolu virüsleri benzer belirtilerle başlayabiliyor; özellikle küçük çocuklarda hastalığın seyri yaşa ve eşlik eden risk faktörlerine göre değişebiliyor” diyerek çocukları enfeksiyonlardan korumanın yollarına ilişkin önerilerde bulundu.
Dr. Kurt, el hijyenini alışkanlığa dönüştürmenin önemine vurgu yaptı.
En temel önlemlerden birinin, ‘doğru zamanda, doğru el hijyeni’ sağlamak olduğunu vurgulayan Dr. Çiğdem Kurt, "Çocuklara özellikle eve geldiklerinde, yemeklerden önce, tuvaletten sonra ve burunlarını silme, öksürme, hapşırma durumunda ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Sabun ve suyla yaklaşık 20 saniye el yıkamak yeterlidir. Su ve sabunun bulunmadığı, bazı zorunlu durumlarda en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri kullanılabilir ancak küçük çocuklarda yetişkin gözetiminde kullanılmalıdır" dedi.
KAPALI ALANLARI DÜZENLİ HAVALANDIRMAK
Enfeksiyonlardan korunmada, özellikle sınıfların ve evlerin uygun aralıklarla havalandırılması, mümkün olduğunda açık havada zaman geçirilmesi çok önemli olduğunu belirten Dr. Kurt, "Soğuk hava çocuğu ‘hasta eden’ unsur değildir. Aksine, sonbahar ve kış aylarında insanların daha fazla kapalı alanlarda ve birbirleriyle yakın zaman geçirmesi bulaşmayı kolaylaştırır. Çocuğun ateşi, kusma, ishal gibi bulaştırıcılığı artırabilecek belirtileri varsa ya da genel durumu giderek kötüleşiyorsa evde dinlendirilmesi hem kendi iyileşmesi hem de diğer çocukların korunması açısından oldukça önemlidir" diye konuştu.
BESLENME, UYKU VE FİZİKSEL AKTİVİTESİNE DİKKAT ETMEK
Bu arada enfeksiyon mevsimi başladığında ailelerin en çok “Bağışıklığını güçlendirmek için ne verebilirim?” sorusunu yönelttiklerini belirten Dr. Kurt, şunları kaydetti:
“Çocuğun yaşına uygun ve dengeli beslenmesi, yeterli uyuması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve günlük yaşamında açık havaya yer verilmesi genel sağlığın temelidir. Eksiklik saptanmadan gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi kullanmak yerine çocuğun beslenme düzeninin ve bireysel gereksinimlerinin değerlendirilmesi doğru yaklaşımdır. Burada hedef ‘hiç hastalanmayan çocuk’ yaratmak değil, hastalıklarla baş edebilecek sağlıklı bir çocukluk zemini oluşturmaktır.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Soğuk hava değil, kapalı alanlar hasta ediyor
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, sonbaharda artan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı; el hijyeni, ortam havalandırması, sağlıklı beslenme, uyku, düzenli aşı takvimi ve hasta çocukların evde dinlendirilmesi gibi 6 temel önlemin önemini vurguladı.
İSTANBUL (İGFA) - Sonbaharla birlikte sadece havalar değil, çocukların günlük yaşamı da değişiyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin artması ile ortak kullanılan alanlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, bu dönemde çocuklarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi yakınmaları daha sık görüldüğüne dikkati çekerk, "Influenza, RSV ve diğer solunum yolu virüsleri benzer belirtilerle başlayabiliyor; özellikle küçük çocuklarda hastalığın seyri yaşa ve eşlik eden risk faktörlerine göre değişebiliyor” diyerek çocukları enfeksiyonlardan korumanın yollarına ilişkin önerilerde bulundu.
Dr. Kurt, el hijyenini alışkanlığa dönüştürmenin önemine vurgu yaptı.
En temel önlemlerden birinin, ‘doğru zamanda, doğru el hijyeni’ sağlamak olduğunu vurgulayan Dr. Çiğdem Kurt, "Çocuklara özellikle eve geldiklerinde, yemeklerden önce, tuvaletten sonra ve burunlarını silme, öksürme, hapşırma durumunda ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Sabun ve suyla yaklaşık 20 saniye el yıkamak yeterlidir. Su ve sabunun bulunmadığı, bazı zorunlu durumlarda en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri kullanılabilir ancak küçük çocuklarda yetişkin gözetiminde kullanılmalıdır" dedi.
KAPALI ALANLARI DÜZENLİ HAVALANDIRMAK
Enfeksiyonlardan korunmada, özellikle sınıfların ve evlerin uygun aralıklarla havalandırılması, mümkün olduğunda açık havada zaman geçirilmesi çok önemli olduğunu belirten Dr. Kurt, "Soğuk hava çocuğu ‘hasta eden’ unsur değildir. Aksine, sonbahar ve kış aylarında insanların daha fazla kapalı alanlarda ve birbirleriyle yakın zaman geçirmesi bulaşmayı kolaylaştırır. Çocuğun ateşi, kusma, ishal gibi bulaştırıcılığı artırabilecek belirtileri varsa ya da genel durumu giderek kötüleşiyorsa evde dinlendirilmesi hem kendi iyileşmesi hem de diğer çocukların korunması açısından oldukça önemlidir" diye konuştu.
BESLENME, UYKU VE FİZİKSEL AKTİVİTESİNE DİKKAT ETMEK
Bu arada enfeksiyon mevsimi başladığında ailelerin en çok “Bağışıklığını güçlendirmek için ne verebilirim?” sorusunu yönelttiklerini belirten Dr. Kurt, şunları kaydetti:
“Çocuğun yaşına uygun ve dengeli beslenmesi, yeterli uyuması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve günlük yaşamında açık havaya yer verilmesi genel sağlığın temelidir. Eksiklik saptanmadan gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi kullanmak yerine çocuğun beslenme düzeninin ve bireysel gereksinimlerinin değerlendirilmesi doğru yaklaşımdır. Burada hedef ‘hiç hastalanmayan çocuk’ yaratmak değil, hastalıklarla baş edebilecek sağlıklı bir çocukluk zemini oluşturmaktır.”
Son Haberler
Palamutla ilgili en çok neyi merak ettik?
E-ticarette 4,5 trilyon liralık hacim
Bursa Büyükşehir’den Yenişehirli çiftçiye can suyu
Eskişehir’de su yüklemede yeni dönem başladı
Bursa Yenişehir'in kırsalındaki metruk binalar da yıkılıyor
Bursa’da gençlerin sanat yolculuğu başlıyor
Konya Belediyespor zirve takibini sürdürüyor
Batman'da Kozluk Devlet'ten farkındalık standı
Kocaeli Gebze'de pazar yerlerine sıkı denetim
Cumhuriyet coşkusu Manisa’yı saracak
Altın Portakal’da festival heyecanı söyleşilerle başladı
Altın Portakal’da ulusal jüride görev değişikliği
Ballıkaya Barajı’nın paydaşları Sakarya’da bir araya geldi
Ankara'da kadın sağlığına sanatla farkındalık
Nilüfer’in kadın muhtarları buluştu