Merkez Bankası uzmanlarının hazırladığı analiz, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının toplam 116 milyar TL yatırımı bulunduğunu ortaya koydu. Yatırımların yaklaşık yarısı para piyasası fonlarında yer alırken, yüksek fon maruziyetine sahip şirketlerin ekonomideki payının sınırlı olduğu belirtildi.
ANKARA (İGFA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda (TCMB) görev yapan Kadir Gürci ve Ünal Seven tarafından hazırlanan analizde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiye kapsamına alınan fonlarda yatırımı bulunan reel sektör firmalarının durumu mercek altına alındı.
Analize göre, 15 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda toplam 116 milyar TL yatırımı bulunuyor. Bu tutarın 57 milyar TL’si para piyasası fonlarında yer alırken, geri kalan bölüm hisse senedi ve diğer fon türlerinden oluşuyor.
YÜKSEK MARUZİYETLİ ŞİRKETLERİN EKONOMİDEKİ PAYI SINIRLI
Fonlarda yatırımı bulunan şirketler, reel sektörün toplam aktiflerinin yüzde 1,2’sini, istihdamının yüzde 0,6’sını, cirosunun yüzde 0,9’unu ve ihracatının yüzde 1,1’ini oluşturuyor.
Analizde, fon yatırımlarının şirketler üzerindeki etkisinin farklılık gösterdiğine dikkat çekildi. Yüksek fon maruziyetine sahip firmaların toplam istihdam ve cirodaki payının on binde 3, ticari kredilerdeki payının ise on binde 2 seviyesinde kaldığı belirtildi.
TEDARİKÇİLER ÜZERİNDEKİ ETKİ DE İNCELENDİ
Analizde, fon yatırımı bulunan şirketlerin tedarikçileri üzerinden oluşabilecek dolaylı etkiler de değerlendirildi. Satışlarının yüzde 5’inden fazlasını söz konusu şirketlere yapan tedarikçilerin, toplam istihdamın yüzde 1,2’sini, cironun ise yüzde 1,5’ini oluşturduğu kaydedildi.
Düşük fon maruziyetine sahip firmalar analiz dışında bırakıldığında bu oranların belirgin şekilde gerilediği ifade edildi.
FON YATIRIMCISI ŞİRKETLERİN KREDİ KULLANIMI ARTIYOR
TCMB analizinde öne çıkan başlıklardan biri de şirketlerin krediye erişimi oldu. Haftalık veriler, tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan firmaların kullandığı kısa vadeli TL kredilerin toplam kısa vadeli TL kredi kullanımları içindeki payının arttığını gösterdi.
Analizde, fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin krediye erişiminin devam ettiği belirtilirken, TCMB'nin 1 Ekim 2026 tarihinde bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla yaptığı değişikliklerin de bu görünümde etkili olduğu değerlendirildi.
LİKİDİTE RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Analizin sonuç bölümünde, fon yatırımı bulunan şirketlerin ve tedarikçilerinin ekonomideki ağırlığının görece sınırlı olduğu ortaya konulsa da likidite sorunlarının önemini koruduğu vurgulandı.
Fon piyasasındaki gelişmelerin yalnızca doğrudan yatırımcı şirketleri değil; varlık fiyatlarındaki düşüş, finansal koşullardaki sıkılaşma ve güven kaybı yoluyla tüketim, yatırım ve üretim kararlarını da etkileyebileceğine dikkat çekildi.
TCMB, bankaların likidite yönetimini destekleyen adımların yanı sıra KOBİ'lerin ve özel sektör tahvili ihraççılarının finansmana erişimini destekleyen düzenlemelerin olası riskleri sınırlayabileceğini değerlendirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Merkez'den reel sektör analizi... Tasfiye kapsamındaki fonlarda 116 milyar TL’lik yatırım!
Merkez Bankası uzmanlarının hazırladığı analiz, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının toplam 116 milyar TL yatırımı bulunduğunu ortaya koydu. Yatırımların yaklaşık yarısı para piyasası fonlarında yer alırken, yüksek fon maruziyetine sahip şirketlerin ekonomideki payının sınırlı olduğu belirtildi.
ANKARA (İGFA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda (TCMB) görev yapan Kadir Gürci ve Ünal Seven tarafından hazırlanan analizde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiye kapsamına alınan fonlarda yatırımı bulunan reel sektör firmalarının durumu mercek altına alındı.
Analize göre, 15 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda toplam 116 milyar TL yatırımı bulunuyor. Bu tutarın 57 milyar TL’si para piyasası fonlarında yer alırken, geri kalan bölüm hisse senedi ve diğer fon türlerinden oluşuyor.
YÜKSEK MARUZİYETLİ ŞİRKETLERİN EKONOMİDEKİ PAYI SINIRLI
Fonlarda yatırımı bulunan şirketler, reel sektörün toplam aktiflerinin yüzde 1,2’sini, istihdamının yüzde 0,6’sını, cirosunun yüzde 0,9’unu ve ihracatının yüzde 1,1’ini oluşturuyor.
Analizde, fon yatırımlarının şirketler üzerindeki etkisinin farklılık gösterdiğine dikkat çekildi. Yüksek fon maruziyetine sahip firmaların toplam istihdam ve cirodaki payının on binde 3, ticari kredilerdeki payının ise on binde 2 seviyesinde kaldığı belirtildi.
TEDARİKÇİLER ÜZERİNDEKİ ETKİ DE İNCELENDİ
Analizde, fon yatırımı bulunan şirketlerin tedarikçileri üzerinden oluşabilecek dolaylı etkiler de değerlendirildi. Satışlarının yüzde 5’inden fazlasını söz konusu şirketlere yapan tedarikçilerin, toplam istihdamın yüzde 1,2’sini, cironun ise yüzde 1,5’ini oluşturduğu kaydedildi.
Düşük fon maruziyetine sahip firmalar analiz dışında bırakıldığında bu oranların belirgin şekilde gerilediği ifade edildi.
FON YATIRIMCISI ŞİRKETLERİN KREDİ KULLANIMI ARTIYOR
TCMB analizinde öne çıkan başlıklardan biri de şirketlerin krediye erişimi oldu. Haftalık veriler, tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan firmaların kullandığı kısa vadeli TL kredilerin toplam kısa vadeli TL kredi kullanımları içindeki payının arttığını gösterdi.
Analizde, fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin krediye erişiminin devam ettiği belirtilirken, TCMB'nin 1 Ekim 2026 tarihinde bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla yaptığı değişikliklerin de bu görünümde etkili olduğu değerlendirildi.
LİKİDİTE RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Analizin sonuç bölümünde, fon yatırımı bulunan şirketlerin ve tedarikçilerinin ekonomideki ağırlığının görece sınırlı olduğu ortaya konulsa da likidite sorunlarının önemini koruduğu vurgulandı.
Fon piyasasındaki gelişmelerin yalnızca doğrudan yatırımcı şirketleri değil; varlık fiyatlarındaki düşüş, finansal koşullardaki sıkılaşma ve güven kaybı yoluyla tüketim, yatırım ve üretim kararlarını da etkileyebileceğine dikkat çekildi.
TCMB, bankaların likidite yönetimini destekleyen adımların yanı sıra KOBİ'lerin ve özel sektör tahvili ihraççılarının finansmana erişimini destekleyen düzenlemelerin olası riskleri sınırlayabileceğini değerlendirdi.
Son Haberler
İzmirli tekvandocu kardeşlerden çifte başarı
Bornova’da muhtarlara yıllık 50 bin TL’lik fatura ve kırtasiye desteği
Merkez'den reel sektör analizi... Tasfiye kapsamındaki fonlarda 116 milyar TL’lik yatırım!
Gebze İtfaiye Binası’nda sona doğru
Başkan Sengel: Sayıştay raporları üzerinden siyaset değil, gerçekler konuşulmalı
Ordu'da Altınordu Atatürk Rıhtımında güçlendirme sürüyor
KÜDEP için başvuru süresi başladı
Çarşı Melikgazi'de kasımpatı günleri
Pardus MEB'in performansı yeni sürümle güçlendi
Gümrük kapılarında dev uyuşturucu operasyonu! 459 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Menemen Konutları’nda binalar yükseliyor
Kayseri Büyükşehir'den Kayserispor'a destek
Keçiörenliler 'Paşa Konağına Kaç Talip Sığar'la güldü
Emaa Sigorta, 5. yılını 'Güvenle Büyüyor, Birlikte Güçleniyoruz' mesajıyla kutladı
Cenk Eren, 30. yıl öncesi stresi çarpışan arabalarda attı