Bursa Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu
Bursa Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu
Bursa Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu
Haber Giriş Tarihi: 08.04.2026 11:23
Haber Güncellenme Tarihi: 08.04.2026 11:23
Kaynak:
İGF Haber
Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan yazar Hakan Bıçakçı, son öykü kitabı “Geçici Manzara” üzerinden kentin görünmeyen yüzünü, yabancılaşmayı ve tekinsizliği okurlarıyla paylaştı.
BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor.
Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti.
“EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR”
Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.”
Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti.
Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti.
Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı.
Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu
Bursa Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu
Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan yazar Hakan Bıçakçı, son öykü kitabı “Geçici Manzara” üzerinden kentin görünmeyen yüzünü, yabancılaşmayı ve tekinsizliği okurlarıyla paylaştı.
BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor.
Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti.
“EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR”
Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.”
Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti.
Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti.
Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı.
Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.
Kaynak: İGF Haber
Son Haberler
CHP'den Ayvalık’ta dayanışma buluşması
Kadınlarda kalp krizinde ölüm riski daha yüksek
Bursa Yıldırım'da kahkaha tufanı
Meslek Fabrikası nöbetinin 6’ncı gününde ADD nöbette
Bursa Yıldırım'da kültür politikaları konuşuldu
Ömer Çeker'den emek mücadelesine Hürriyetçi Sağlık Sen'le devam
Balıkesir Ayvalık’ta Köy Enstitüleri Ruhu yeniden canlandı
İzmir’de taş konuşacak
KGK’da yerel medya tek ses verdi: Meslek Birliği Yasası şart!
Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı
Narlıdere, 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayı'na ev sahipliği yaptı
Başkan Tugay: Mustafa Kemal gibi kararlı olun
Doğa Koruma ve Milli Parklar Uzmanlığı için 'tez' zorunluluğu
Antalya'da günlük yaşamı kolaylaştıracak egzersizler anlatıldı
GTÜ Nobel Söyleşileri'nde Prof. Morten Meldal’ı ağırladı