Bursa'da geleceğin peyzaj mimarlarına bilgi paylaşımı
Bursa'da geleceğin peyzaj mimarlarına bilgi paylaşımı
Bursa'da geleceğin peyzaj mimarlarına bilgi paylaşımı
Haber Giriş Tarihi: 03.10.2025 13:07
Haber Güncellenme Tarihi: 03.10.2025 13:07
Kaynak:
İGF Haber
Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği (PEYZAJDER) Başkanı Fulya Akfidan Sevim, farklı üniversitelerde eğitim gören peyzaj mimarlığı öğrencileriyle mesleki deneyimlerini paylaştı.
BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri, Akfidan Peyzaj’ın saha uygulamalarına katılarak mesleki pratiği yerinde gözlemleme ve deneyimleme fırsatı buldu.
Etkinlikte konuşan PEYZAJDER Başkanı Fulya Akfidan Sevim, peyzaj mimarlığının yalnızca ‘bitki dikmek’ ile sınırlı olmadığını vurgulayarak “Peyzaj mimarlığı; doğal ve yapay çevreleri estetik, işlevsel ve sürdürülebilir şekilde tasarlayan bir disiplindir. Açık alanların kimliğini belirleyen tasarımlar, dış mekân malzemelerinin doğru seçimi, su ve toprak yönetimi, ekolojik dengeyi gözeten çözümler ve performansa dayalı planlamalar bu mesleğin temelini oluşturur. Amacımız doğayı korurken insanların yaşam kalitesini artıran parklar, bahçeler, meydanlar ve kentsel düzenlemeler oluşturmaktır” dedi.
Mimarlık ile peyzaj mimarlığının farklı uzmanlık alanlarına sahip olduğunu ancak birbirini tamamladığını ifade eden Sevim, “Mimarlar yapıların iç mekânları ve strüktürel tasarımlarıyla ilgilenirken, peyzaj mimarlığı dış mekânların planlanması, tasarımı ve doğayla uyumlu hale getirilmesi üzerine yoğunlaşır. Bu nedenle iki disiplin, iş birliği içinde çalıştığında kente hem estetik hem de ekolojik açıdan değer katar. Ancak unutulmamalıdır ki, peyzaj mimarlığı kendi tasarım ve teknik boyutlarıyla başlı başına bir uzmanlık alanıdır” şeklinde konuştu.
Şehir planlamasında peyzaj mimarlığının rolünün altını çizen Sevim, “Peyzaj mimarlığı olmasaydı şehirler düzensiz, betonlaşmış ve doğayla uyumsuz alanlara dönüşürdü. Bu da hem çevresel tahribata hem de insanların fiziksel ve ruhsal sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açardı” dedi.
Tasarım sürecinde yalnızca estetiğin değil, iklim koşulları, toprak yapısı, alanın kullanım amacı ve sürdürülebilirlik gibi faktörlerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Sevim, doğru bitki seçiminin de çevresel ve ekonomik açıdan büyük avantaj sağladığını belirtti.
Programda öğrencilere yerinde bitki türleri, peyzaj alt yapısı ve yapısal malzemeler tanıtıldı, saha deneyimleri aktarıldı ve geleceğin peyzaj mimarlarının soruları cevaplandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa'da geleceğin peyzaj mimarlarına bilgi paylaşımı
Bursa'da geleceğin peyzaj mimarlarına bilgi paylaşımı
Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği (PEYZAJDER) Başkanı Fulya Akfidan Sevim, farklı üniversitelerde eğitim gören peyzaj mimarlığı öğrencileriyle mesleki deneyimlerini paylaştı.
BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri, Akfidan Peyzaj’ın saha uygulamalarına katılarak mesleki pratiği yerinde gözlemleme ve deneyimleme fırsatı buldu.
Etkinlikte konuşan PEYZAJDER Başkanı Fulya Akfidan Sevim, peyzaj mimarlığının yalnızca ‘bitki dikmek’ ile sınırlı olmadığını vurgulayarak “Peyzaj mimarlığı; doğal ve yapay çevreleri estetik, işlevsel ve sürdürülebilir şekilde tasarlayan bir disiplindir. Açık alanların kimliğini belirleyen tasarımlar, dış mekân malzemelerinin doğru seçimi, su ve toprak yönetimi, ekolojik dengeyi gözeten çözümler ve performansa dayalı planlamalar bu mesleğin temelini oluşturur. Amacımız doğayı korurken insanların yaşam kalitesini artıran parklar, bahçeler, meydanlar ve kentsel düzenlemeler oluşturmaktır” dedi.
Mimarlık ile peyzaj mimarlığının farklı uzmanlık alanlarına sahip olduğunu ancak birbirini tamamladığını ifade eden Sevim, “Mimarlar yapıların iç mekânları ve strüktürel tasarımlarıyla ilgilenirken, peyzaj mimarlığı dış mekânların planlanması, tasarımı ve doğayla uyumlu hale getirilmesi üzerine yoğunlaşır. Bu nedenle iki disiplin, iş birliği içinde çalıştığında kente hem estetik hem de ekolojik açıdan değer katar. Ancak unutulmamalıdır ki, peyzaj mimarlığı kendi tasarım ve teknik boyutlarıyla başlı başına bir uzmanlık alanıdır” şeklinde konuştu.
Şehir planlamasında peyzaj mimarlığının rolünün altını çizen Sevim, “Peyzaj mimarlığı olmasaydı şehirler düzensiz, betonlaşmış ve doğayla uyumsuz alanlara dönüşürdü. Bu da hem çevresel tahribata hem de insanların fiziksel ve ruhsal sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açardı” dedi.
Tasarım sürecinde yalnızca estetiğin değil, iklim koşulları, toprak yapısı, alanın kullanım amacı ve sürdürülebilirlik gibi faktörlerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Sevim, doğru bitki seçiminin de çevresel ve ekonomik açıdan büyük avantaj sağladığını belirtti.
Programda öğrencilere yerinde bitki türleri, peyzaj alt yapısı ve yapısal malzemeler tanıtıldı, saha deneyimleri aktarıldı ve geleceğin peyzaj mimarlarının soruları cevaplandı.
Kaynak: İGF Haber
Son Haberler
Kocaeli güvenli yapılarla geleceğe hazırlanıyor
Edirne'de İpsala Kaymakamı Güzel’den Sultanköy’e anlamlı ziyaret
17 Ağustos onların hafızasından silinmedi
Kayseri Kocasinan'dan yeni eğitim dönemine hazırlık
Başkan Genç, Honefter Yayla Şenliği’nde vatandaşlarla buluştu
İzmir’de üreticiye kerevet desteği
Keşanspor'da Feyzullah Hardal yeniden Sportif Direktör
Mersin'de içme suyu basınç sorununa kalıcı çözüm
Çarşı Melikgazi’de nostalji rüzgarı
İzmir Bornova’da kent bostanları ve dayanışma tarlaları büyüyor
Gülben Ergen’in rotası bu kez Çin
2. Uluslararası Zile 38 Kültür Mirası ve Anadolu Kerpiç Mimarisi Festivali başladı
Bursa Osmangazi’de sünnet şöleni coşkusu
Değirmendere sahili dalga kırıcı setle güçlendirildi
Marmara'nın unutulmaz trajedisi!.. 17 Ağustos 1999 depremi