Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı
Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı
Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı
Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 15:18
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 15:18
Kaynak:
İGF Haber
Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı. Atölyede, insan vücudunda salgılanan bu kimyasalların duygu, düşünce ve davranışlar üzerindeki belirleyici rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı.
BURSA (İGFA) - Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.
Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk, motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı.
Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı.
“OLUMSUZ KURULAN CÜMLELER İNSAN İLİŞKİLERİNİ OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLİYOR”
Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’ dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı
Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı
Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı. Atölyede, insan vücudunda salgılanan bu kimyasalların duygu, düşünce ve davranışlar üzerindeki belirleyici rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı.
BURSA (İGFA) - Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.
Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk, motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı.
Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı.
“OLUMSUZ KURULAN CÜMLELER İNSAN İLİŞKİLERİNİ OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLİYOR”
Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’ dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPTIĞIMIZDA OKSİTOSİN SALGILIYORUZ”
Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Kaynak: İGF Haber
Son Haberler
Mudanya'da Başkan Dalgıç'tan iki yıla kapsamlı sunum
Hizmet sektöründe Şubat hareketliliği... Bilgi ve iletişim sektörü yine zirvede
ASKİ'den Çubuk-2 Barajı’na can suyu
Mobilya başkenti İnegöl vitrine çıktı
İzmir'de Doğal Yaşam Parkı öğrencilere ücretsiz olacak
Çorum’a teras bahçe ve yer altı otoparkı geliyor
Ordu’da Millet Bahçesi 2000 araçlık otoparkla yükseliyor
Kocaeli'de Başkan Çiftçi’den yatırımlara yakın takip
Bursa Osmangazi’de “Taksiratli Şekibe” büyük ilgi gördü
Kocaeli'de su kayıplarını azaltacak iş birliği
Gaziantep’te COP31 İklim Elçileri Kampı düzenlendi
İnşaat üretimi yıllık arttı, aylık geriledi
Konya Karatay’da mahalle buluşmaları sürüyor
Trabzon’da miniklerden anlamlı sosyal sorumluluk konseri
Sakarya'da metrobüs için yeni dönem yarın başlıyor