Milli Eğitim Bakanlığı’nın veliler ve öğrenci için “ek yükler” getirmesi nedeniyle 19 Mayıs törenlerinin yalnızca okullarda yapılması kararına Eğitim-Sen tepki gösterdi. Eğitim-Sen Bandırma Şube Başkanı Gültekin Mutlu yaptığı açıklamada öğrencinin tören hazırlıkları sebebiyle yaklaşık 2 ay boyunca derslerden kopmasının önleneceği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Mutlu, 19 Mayıs’ın hedef alınmasının akıllarda başka soru işaretlerini uyandırdığına dikkat çekti. Törenler sırasında sınırlı sayıda öğrencinin sürekli olarak değil, yalnızca belli günlerde hazırlık çalışmalarına katıldığını hatırlatan Mutlu, şunları söyledi: “Törenler için ayrı forma ve çeşitli kıyafet zorunluluklarının veliler için önemli bir yük teşkil ettiğini belirten Bakanlık'n öğrencilerden yaklaşık 40 kalem altında topladığı paralardan “rahatsız olmaması” büyük bir çelişkidir. Bakanlık'ın genelgesinde kutlamalara hazırlık döneminin soğuklara denk geldiğine, bu durumun da sağlık sorunlarına yol açtığına ve çalışmaların uzun sürmesi sonucu öğrencilerin derslere ilgisinin azaldığına dikkat çekilmiştir. Bu gerekçe de gerçekçi değildir. Aynı durum ilköğretim çocuklarının katılımıyla kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için daha fazla geçerli iken 19 Mayıs’ın hedef alınmış olması, akıllara başka sorular getirmektedir. Bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan piyasacı ve muhafazakar eğitim politikaları, eğitimde inceden inceye dini motiflerin yaygınlaşması, başta felsefe dersi olmak üzere eğitim müfredatında dini öğelerin hiç olmadığı kadar yaygınlaşmış olması Bakanlık'ın her adımının şüphe ve endişe ile karşılanmasına neden olmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı hangi gerekçeyi öne sürerse sürsün, eğitimde ırkçı-gerici uygulamalar, geçtiğimiz 9 yıl içinde hızla artmıştır.”
“AKP’nin politikalarına muhalefet eden
herkes baskı altına alınıyor”
AK Parti’nin politikalarına muhalefet eden herkesin sudan bahanelerle sindirilmeye ve baskı altına alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Mutlu, “Bu yönelimin toplumu tek tipleştirmeye ve bir baskı imparatorluğu kurmaya yönelik planlı bir stratejinin parçası olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.” şeklinde konuştu. Bu uygulamaların devamının Konfederasyon Hukuk ve TİS uzmanı İsmet Aslan’ın evine yapılan baskın sonucu gözaltına alınmasıyla yaşandığını söyleyen Mutlu, “Hiçbir baskı, yıldırma operasyonu bizleri kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlüklerini geliştirme mücadelesinden geri adım attıramayacaktır. AKP Hükümeti bilmelidir ki; yirmi beş yıldır onlarca hükümete karşı bu mücadeleyi her türlü baskıya rağmen bugünlere kadar nasıl sürdürdüysek bundan sonra da sürdürmeye kararlıyız.” dedi.